
oldboy'u izleyen bünye, evin içinde bir oraya bir buraya koşturuken; üstüne birde shutter'ı izleyeyim diye diretti.ben de hem açlığımı dindireyim, hem de oha oha ohalarım devam etsin istedim.yine de açık yüreklilikle ifade etmeliyim ki shuter'dan oldboy gibi zevk alamayacağımı sezmiştim.hatta emindim de diyebilirim.yine tvnin karşısına yayıldım.ve film boyunca pozisyonumuda hiç değiştirmedim; malesef.oldboy gibi değildi.gerçi ben de ne bekliyordum ki..?tayland versiyonunu insanlar yere göğe sığdıramazken;ben amerikan versiyonundan ciddi derecede korkmuştum.tayland versiyonu için insanlar korkudan altımıza sıçtık gibi ithamları kullanırken,ben amerikan versiyonunu izlerken açıkçası altıma sıçtım.bu ne lan? bu ne biçim film?oyunculuklar oyunculuk değil bi kerem.ayrıca korktum yani böyle bir filmi izlediğim için.kendimden feci korktum hemde.hiçbir sahnesi germez mi arkadaş bu filmin?germedi yani.öle köh köh izleyip bitirdim filmi.yine de filmi çeken ekibin hakkına saygısızlık etmek istemem.yani kısa bir filmin bile çekilirken, ne zorluklarla çekildiğini bilen bir insan olarak, uzun metraj filmi tahmin bile edemem.ekibe burdan sevgi ve saygılar.ama cidden beğenmedim yani.ne korktum ne gereldim açıkçası.klişe korkutma sahneleri sarmıştı filmi resmen.aslında bunu bu filme yormamak lazım.yani korku adına daha ne yapılabilinir ki?dini simgeler kullanıldı.yaratıklar keza öle.uzaylılar.. en son japon korku filmleri biraz germişti işte piyasayı ama o da duruldu.kim uzun siyah saçlı bir kızdan korkar ki?ya da siyah bir kediden.neyse işte açıkçası artık korku edebiyatı; ee bunun yanında korku film endüstriside bitmiş bulunuyor.bundan sonra insanları yeni, neyle korkutabilirler ki?
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder