15 Nisan 2009 Çarşamba

dünyadaki tüm kibirli piçlere....

bir kibirli piç gelir, bir kibirli piç gider. dünya böyle döner. (alış!) üşenme..

intikam en sevdiğim duygudur. kibirden hoşlanmam.

hayrın yolu bayır.

ayrıca söyleyeyim, takım elbisenin altına o ayakkabılar hiç olmamış diyor ve şarkıya geçiyoruz.

14 Nisan 2009 Salı


yalnız bir sahil. kimse yok etrafta. hava güneşli. şezlongta yayılmış, gözlerim denizin beyaz köpüklerinde, yatıyorum. fonda çalan şarkı, nouvelle vague - marian .yanımda kitabım ve soğuk limonlu soda. hava kabarcıklarını buğulanan bardaktan görebiliyorum. hafif bir meltem esiyor. saçlarımı yalayıp, arkama doğru ilerliyor. saçlarım nemli. önümde deniz alabildiğine mavi ve yeşil. eşsiz uzanıyor önümde deniz..

Kıytırık bir yerde çalışıp, plaza çalışanı gibi işe gelmek.

başlığa gel, ağla. evet bu başlık olmadı yahu.. aman bana ne..

dün, sabah erkenden servisle işe gittim. ki bu bir ilk oluyor. bilmeyenleriniz için belirteyim ben akşamları çalışıyorum. dün portör muayenesi için iş yerinde olmamız gerekiyordu. herkesin aynı anda sıçmalarını istiyorlar çünkü. neyse konumuza dönelim. ben eşofman takımlarımla salak salak ortalıkta dolaşırken, karşıdan şuh giyimli bir baağyan bize doğru geliyordu. aman Allah'ım bu nasıl bir asalet. topukluları çekmiş alta, kot bildiğin skinny.top kısmı gösterişli. saçlar platin sarısı felan. yüzünde, şehrin yalnızlığında ezilmiş bir ifade.. asıldığı çantası bavul büyüklüğünde.. işte herneyse..

şimdi bu kadın bildiğin alış veriş merkezinde çalışıyor. ve giriş yeri de mağzanın ''mal kabul '' kısmı. görende dev plaza çalışanı zannedecek bu kadını. halbuki bildiğin kıçı kıytırık bir mağzada çalışıyorsun. haa mağza hipermarket. ona istinaden böyle giyinip geldiysen ne ala. bim de çalışıpta böyle giyinip gelen biri olsa çok daha ilgi çekici olurdu herhalde.. bizimkisi hipermarket. hemde ülkenin en ucuz hipermarketi..

şu an karar verdim. o baağyanla tanışıp, sabahın bu saatinde nasıl böyle iki dirhem bir çekirdek giyindiğini öğrenicem. o makyajı nasıl yaptığını, işe nasıl yetişebildiğini öğrenicem. evet yapıcam bunu.

4 Nisan 2009 Cumartesi

Sayıklamalar...

bu doğum günümde bir sürü gitar istiyorum. bir sürü hem de. teker teker alıp hepsini parçalamak istiyorum. kahkahalarla hepsini parçalamak.. söyle bakalım önerin nedir?

hayal aleminde yaşayıp, yitikleşiyorum. hoşgeldiniz!

silah. şakağıma dayayıp her seferinde tetiği çekiyorum. pişmanlık duymuyorum hem de her seferinde.

tekrar ve tekrar ve tekrar ve tekrar, tekrar, tekrar, tekrar, tekrar...

bütün bu karmaşanın içinde onu hayal ediyorum. o, çok yeni. ama eskilerde kalıcak nedense nedense..

bu dünyaya hiçbirşey bırakmak istemiyorum. yaşadığım bile belli olmasın.

yıldızlı bir gecede, yıldızları göremiyorum. neden?

bir kadının delirmesi. bundan daha acınası birşey olabilir mi hiç?

'' - neden ölmek istiyorsun diye soruyorlar?
bende :''- neden yaşamak istiyorsanız, ondan diye cevap veriyorum.''