13 Temmuz 2008 Pazar

edirne


birden edirne geldi aklıma.aslında tam da böyle değil.okul arkadaşımla msnde yazışıyordum.çıkışı almaya gittin mi diye soru sordu bende hayır dedim.ve işte o anda aklıma edirne geliverdi.ne güzel memleket orası yahu.istanbul'un keşmekeşinden kurtulmak için birebir.çık meriçe doğru yürü.ağaçlar altında yürü de yürü.yorulduysan meriç kıyısındaki emirgan çay bahçesinde otur.lahmacun ye,bira iç.güneş batarken meriç'in üstünde, düşüncelere dal.sabah kahvaltısını mutlaka karaağaçta yap.arkasından türk kahvesi içip;nargile tüttür.bisiklet kirala,edirne'yi gez bir baştan bir başa.camiilerin fotoğraflarını çek.selimiye başta olmak üzere ki benim sevdiğim bir cami var ara sokakta; caminin dışı cam kaplı.çok hoşuma gider mesela o camii.ilgimi çeker.sonra kesinlikle edirne tava ciğeri ye.yemeden sakın dönme hatta.büyük bir hata yaparsın çünkü.ben ki normalde ciğer yiyemeyen bir insanım, ama oranın ciğeri bir başka..inasanın üç öğün oturup;yiyesi geliyor vallahi.ayşekadın'dan baca'ya doğru akşamları yürü.kulağında mp3ün olsun ve sadece edirne kokusunu içine çekerek yürü.hanımeli ağaçlarının altından geçerek yürü.eğer mevsim ilkbaharsa gerçekten tadından yenmez bu yürüyüş.yıldızlara bak sonra.huzur dol.en sevdiğim şey, gece bu yürüyüşlerdi.kendimi çok rahat hissederdim nedense.
edirne, şimdi sadece bir anı benim için.çok özleyeceğim anlara edirne'de eklendi.zaten orasını az çok bulgaristan'la özdeşleştiriyordum.şimdi 2side bir yerde birleşti.2 yeri de hiç unutamayacağım.anılarımda hep yer bulacak bu iki yer.birinde çocukluk düşlerim;diğerin de ise gençlik yıllarım.acılarım, hüzünlerim, sevinçlerim...

Hiç yorum yok: