
hassiktir! biri beni durdursun. the mask filminin en ünlü lafı. şuan, bu cümleyi, bu durumu anlatan; en iyi cümle olarak seçiyorum. saçmalama. bozdum.
''bir sabah tedirgin düşlerden uyanan Gregor Samsa, devcileyin bir böceğe dönüşmüş buldu kendini. ''
ders, ders , ders çalışmalıyım. evet. kafamı kumdan çıkartıp, karşıya odaklanmalıyım. kalktım devcileyin bir böceğe dönüşmüştüm. bu yüzden bu kitabın adı değişim olamaz. dönüşüm olmalıydı. değişim daha pasif kalıyor.
evet gece beni boğar. geceleyin böcekler ilerleyemez bilinenin aksine. ya da ben sallıyorum. evet ben sallıyorum. hani freud demiş ya, insanların doğuştan getirdiği 2 temel özellik var diye : cinsellik ve saldırganlık. ki bunlar bir yerde aynı şeye çıkıyor : şiddet. her ikiside farklı dozajlarda şiddet içerir. yani aslında insanların doğuştan getidiği sadece bir temel özellik vardır : şiddet! veeeeee buna bir nicesini daha ekliyorum. yalan söylemek. evet evet herkes doğuştan büyük bir yalancı olarak doğar. önce bilmeden yalan söylersin. sonra bilerek ve isteyerek devam ettirisin. hiçkimse karşı çıkmasın. çünkü yaşadığı sürece herkes yalan söylemiştir. miktarı değil; eylemi önemlidir. yaptın mı? yalan söyledin mi? cevap evettir.
keşke, Revolutionary Road filminin sonundaki yaşlı adam gibi duyma cihazımı kapayabilsem. pasif kalırmıydım orası tartışılır; ama o kadınla evli lan. deli zannettikleri bir oğulları var. yazık. adam doğruları söyleyip duruyor aksine. oops filmin sonunuda söyledim bu arada. idare ediverin.
yazıyı okurken hissiyatınıza yardımcı olabilmesi açısından; buyrun burdan yakın :
dinleyin.
görünür bir şekilde edit : download değildir. ahahahhaha. arşivinizde varsa; çalın, dinleyin. sadece bu yazıya yönelik bir rica.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder